İçeriğe geç
  • Dolar 49,4463
  • Euro 55,6180
  • Sterlin 66,0056
  • Bitcoin 4.080.584 ▲ %0,46

Denizli Haberleri

Hierapolis'te Türk-İtalyan Arkeoloji İş Birliği

Hierapolis'te Türk-İtalyan Arkeoloji İş Birliği

Denizli'deki Hierapolis Antik Kenti'nde düzenlenen 17. İtalyan Arkeoloji Sempozyumu'na Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile İtalya Kültür Bakanı Alessandro Giuli katıldı. İki ülke arasındaki arkeolojik ortaklıkların güçlendirilmesi vurgulandı.

Denizli'de bulunan Hierapolis Antik Kenti, 17. İtalyan Arkeoloji Sempozyumu'na ev sahipliği yaptı. Etkinliğin açılış törenine Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İtalya Kültür Bakanı Alessandro Giuli, çok sayıda Türk ve İtalyan bilim insanı ile kent protokolü iştirak etti. Sempozyumun ana gündem maddesini iki ülke arasındaki arkeolojik iş birliğinin stratejik önemi oluşturdu. Program dahilinde antik kentte gerçekleştirilmesi planlanan konser, olumsuz hava koşulları ve yağış nedeniyle iptal edildi.

Haberler.com'da yayınlanan habere göre, açılış konuşmasını yapan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Hierapolis'in Türk ve İtalyan bilim insanlarını ortak bir bilimsel amaç etrafında buluşturduğunu belirtti. Ersoy, "Bugün Hierapolis'te, Anadolu'da uzun yıllardır süren uluslararası bilimsel çalışmaların, Türkiye ile İtalya arasında giderek güçlenen kültürel iş birliğinin ve ülkemizin arkeoloji alanında ortaya koyduğu yeni yaklaşımın önemli bir buluşmasına tanıklık ediyoruz. Antik çağda farklı toplulukları, inançları ve kültürleri bir araya getiren bu kent, bugün de Türk ve İtalyan bilim insanlarını ortak bir bilimsel amaç etrafında buluşturuyor. Hierapolis'te 70 yıl önce başlayan İtalyan kazı heyeti çalışmalarına bakanlığımızın 'Geleceğe Miras Projesi' kapsamında Pamukkale Üniversitesi'nden bilim insanlarımızın da katkı sunması, bizim arkeoloji alanında geliştirmeye çalıştığımız iş birliği modelinin çok güzel bir örneğidir. Arkeoloji artık yalnızca bir yapının veya bir buluntunun ortaya çıkarılmasından ibaret değildir. Kazıyla başlayan süreç koruma, restorasyon, çevre düzenlemesi, ziyaretçi yönetimi, müzecilik, bilimsel yayın ve toplumla buluşma aşamalarıyla birlikte ele alınmaktadır" ifadelerini kullandı.

Bakan Ersoy, Denizli'nin arkeolojik çalışmaların yoğunlaştığı illerden biri olduğuna dikkat çekerek, "Uluslararası arkeolojik iş birliğini, ülkemizde birbirinden bağımsız çalışan yabancı ekiplerin faaliyetleri olarak değil. Türk arkeolojisinin bilimsel kapasitesini büyüten, bilgi ve deneyim paylaşımını arttıran ve ortak koruma kültürünü geliştiren bir yapı olarak görüyoruz. Bu sempozyumun Denizli'de düzenlenmesi de bu bakımdan son derece yerindedir. Çünkü bugün Denizli, Türkiye'de arkeolojik ve kültürel miras araştırmalarının en yoğun biçimde sürdürüldüğü illerimizden biridir. Pamukkale Hierapolis'in hem kültürel hem doğal miras alanı olarak UNESCO Dünya Miras Listesi'nde bulunması, Laodikeia'nın ise UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi'nde yer alması Denizli'nin sahip olduğu uluslararası düzeyde potansiyelin açık bir göstergesidir" diye konuştu.

Türkiye ile İtalya arasındaki bilimsel ve kültürel ilişkilerin çeşitlendirilmesi hedeflerine değinen Ersoy, Truva ve Roma sergisi gibi projelerin hayata geçirildiğini hatırlattı. Ersoy, "Bunu takiben Truva ve Roma sergisini hayata geçirdik; Türkiye'nin farklı müzelerinden seçilen 221 adet eser bugün Roma'da Anadolu ile İtalya arasındaki binlerce yıllık kültürel ilişkilerin hikayesini anlatıyor. Önümüzdeki dönemde bu iş birliğini daha da çeşitlendirmeyi hedefliyoruz. Efes Ören Yeri ile Pompeii Arkeoloji Parkı arasında bilimsel ve kültürel iş birliğinin geliştirilmesine yönelik güçlü bir diyalog sürecini başlattık. Mersin Elauussa Sebaste Antik Kenti'nde ise İtalya Kültür Bakanlığı Arkeoloji Merkez Enstitüsü ile ortaklaşa yürütülmesi planlanan projeyi 2027 yılında hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Kapadokya'da da Türk ve İtalyan uzmanlar kültür varlıklarının korunması ve özellikle duvar resimlerinin konservasyonu alanında birlikte çalışmalar yürütüyorlar" dedi.

Kültür varlıkları kaçakçılığıyla mücadelenin iki ülkenin ortak hassasiyet noktası olduğunu vurgulayan Ersoy, şunları kaydetti: "Kültür varlık kaçakçılığıyla mücadele, iki ülkenin ortak hassasiyet gösterdiği alanların başında gelmektedir. Son yıllarda İtalya'da ele geçirilen ve ülkemize iadesi sağlanan kültürel varlıklar, iş birliğimizin kültürel mirasın korunması konusunda da somut sonuçlar verdiğini ortaya koymaktadır. Kazı alanlarında bilim insanları bir araya geliyor, laboratuvarda uzmanlar birlikte çalışıyor, müzeler ortak sergiler düzenliyor, genç araştırmacılar yeni bilimsel ağlara katılıyor ve kültür varlıklarımız ortak bir sorumluluk anlayışıyla korunuyor. Türkiye sahip olduğu arkeolojik zenginliğin büyüklüğünün ve bunun beraberinde getirdiği sorumluluğun farkındadır. Bizim hedefimiz; Türkiye arkeolojisini daha güçlü bilimsel imkanlarla desteklemek, kazı ve koruma çalışmalarının sürekliliğini sağlamak, Türk bilim insanlarının uluslararası bilim dünyasındaki etkinliğini arttırmak ve ülkemizde çalışan yabancı bilim heyetleriyle nitelikli, karşılıklı ve kalıcı ortaklıklar geliştirmektir".

İtalya Kültür Bakanı Alessandro Giuli ise konuşmasında Akdeniz'in medeniyetler arası köprü rolüne dikkat çekti. Giuli, "Her antik şehir bir kavşak, her liman bir köprü olmuştur. Tıpkı her arkeolojik buluntunun, görünüşte sessiz olan karşılıklı etkileşimlerin, buluşmaların ve alışverişlerin yalnızca birer tanığı olması gibi. İtalya ve Türkiye, bugünkü statü sınırlarını binlerce yıl öncesinden aşan bir hafıza coğrafyasını korumaktadır. Akdeniz, halklarımızı konuşturarak olağanüstü bir medeniyet altyapısı olmuştur; rotaları malları ve fikirleri, tanrıları, alfabeleri, teknikleri ve dünya görüşlerini taşımıştır. Birkaç ay önce Kolezyum Arkeoloji Parkı'nda Bakan Ersoy ile birlikte iki Kültür Bakanlığı'nın iş birliği sayesinde Kolezyum içinde ağırlanan 'Truva ve Roma' sergisini açtık. Flavius amfiteatr milyonlarca ziyaretçisine, Roma ile Romalıların gelmeyi seçtiği Küçük Asya şehri arasındaki mitolojik ve tarihi bağın derinliğini sunan bir sergidir bu. ve bugün Hierapolis'te bu ortak yola devam etmek için yeniden bir aradayız; burada arkeolojik araştırma karşılıklı bir bilgi aracı haline gelmektedir ve kültür, dostluğumuzun en derin dillerinden biri olarak kendini göstermektedir" dedi.

Türkiye ile İtalya arasındaki tarihsel bağların derinliğine işaret eden Giuli, "Şunu hatırlamak iyi olacaktır ki; Helenistik Hierapolis buralarda kurulmadan önce Frigyalılar bir termal mağarada, Büyük Ana Cibele, Kubaba'ya tapınırlardı. Akdeniz Havzası'nın dini ve kültürel olaylarını, Türkiye devlet müzelerinin bilimsel katkısı ve ödünç verdiği eserlerin de yer aldığı başka büyük bir sergi olan 'Magna Mater'de de hatırlamak istedik. Bu akşam açtığımız bilimsel buluşma, iki milletimiz, aynı denizin iki kıyısı, antik bir şimdinin iki tarihi arasındaki bağın ne kadar derin ve köklü olduğuna tanıklık etmektedir. İtalya ve Türkiye, geleceğe yönelik canlı bir sorumluluk olan bin yıllık bir geçmişi paylaşmaktadır. Arkeolojik iş birliği bu anlamda, yöntemi paylaşmak, yetkinliklere saygı duyarak sit alanlarını korumak ve bilgiyi yeni nesillere aktarmak yoluyla İtalya ve Türkiye arasındaki dostluğu günlük olarak pratik eden somut bir kültürel diplomasi biçimidir. Sonuç olarak geçen yıl Roma'daki İtalya-Türkiye Zirvesi vesilesiyle Bakanlar Kurulu Başkanı Giorgia Meloni'nin de hatırlattığı gibi, ikili ilişkilerimiz ekonomik boyutun çok ötesine geçen stratejik bir değere sahiptir ve kültürde en derin ve en kalıcı ifadelerinden birini bulur. Antik Truva zamanından beri halklarımız ortak bir kaderle bağlıdır. Bugün Akdeniz havzası için barış, refah ve iş birliği dolu bir geleceği birlikte inşa etmek amacıyla bu olağanüstü kültürel mirasa başvurmakla çağrılıyız. Eminim ki bu buluşmadan yeni ve ileri iş birliği ortaklıkları doğacaktır ve karşılıklı bilgi, kazı çalışmalarımızdaki en iddialı şantiyemiz ve kardeşliğimiz, kültürü tüm medeniyetlerin evi olarak yaşamak isteyen herkes için bir referans modeli olacaktır" diye konuştu.

Sempozyum programı kapsamında, Şef ve Solist Riccardo Zamuner yönetimindeki İzmir Devlet Senfoni Orkestrası tarafından antik kentte verilmesi planlanan konser, aniden bastıran yağış nedeniyle gerçekleştirilemedi.

TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…