Ün, Erbakan ve Gergerlioğlu kararına tepki gösterdi
Yeni Yol Grubu Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün, Azerbaycan tarafından Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan ve DEM Parti Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu'nun "istenmeyen kişi" ilan edilmesine TBMM kürsüsünden tepki gösterdi. Ün, kararın Türkiye Büyük Millet Meclisinin kurumsal saygınlığını hedef aldığını belirterek TBMM Başkanlığını ve si
Yeni Yol Grubu Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan ve DEM Parti Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu'nun Azerbaycan'da "istenmeyen kişi" ilan edilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ün, söz konusu uygulamanın sadece bireysel değil, kurumsal bir sorun olduğunu vurgulayarak, "Bu muamele, Türkiye Büyük Millet Meclisinin şahs-ı manevisine hakarettir." dedi. Milletvekillerinin farklı siyasi görüşlere sahip olabileceğini ancak bu durumun diplomatik yollarla çözülmesi gerektiğini ifade eden Ün, TBMM Başkanlığı ve tüm siyasi parti gruplarını kararın kaldırılması için ortak tavır almaya davet etti.
Cumha'da yayınlanan habere göre, Ün, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki tarihî kardeşlik bağlarının siyasi yönetimlerin ötesinde olduğunu hatırlattı. Meclisin yalnızca Türkiye'nin bağımsızlık mücadelesinde değil, Azerbaycan'ın geleceğini ilgilendiren süreçlerde de kritik rol oynadığını belirten Ün, "Burası alelade bir meclis değildir. Bu Meclis, İstiklâl Harbi'ni yönetmiş Gazi Meclistir. Üstelik kendi istiklâli için mücadele ettiği en zor günlerinde bile, gardaşına el uzatmaktan geri durmamış bir meclistir. Anadolu işgal altındayken, ordumuzun silahı, milletimizin ekmeği kıtken, bu çatı altında Azerbaycan'ın geleceği de düşünülüyordu." ifadelerini kullandı. 1921 tarihli Moskova ve Kars antlaşmalarına atıfta bulunan Ün, Nahçıvan'ın özerk statüsünün bu anlaşmalarla güvence altına alındığını ve Meclisin bu hukuki zemini oluşturduğunu kaydetti.
İki ülke arasındaki ilişkinin derin tarihî köklere dayandığını vurgulayan Ün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 1921'de Azerbaycan elçisine söylediği "Rumeli ve Anadolu halkı, Azeri kardeşlerinin kalbinin kendi kalbi gibi çarptığını bilirler." sözlerini aktardı. Azerbaycan bayrağının Ankara'da göndere çekilmesinin dayanışmanın sembolü olduğunu belirten Ün, 20 Ocak 1990'da Sovyet tanklarının Bakü'ye girmesi üzerine Azerbaycan halkının sesinin TBMM kürsüsünden dünyaya duyurulduğunu hatırlattı. Ün, "Biz sizden hiçbir şey istemiyoruz; ama bizim sesimizi dünya kamuoyuna duyurunuz." şeklindeki çağrının Meclis tutanaklarına geçtiğini belirterek, Türkiye'nin 1991'de Azerbaycan'ın bağımsızlığını tanıyan ilk devlet olduğunu ve Hocalı ile Karabağ gündemlerinin Mecliste önemli yer tuttuğunu ifade etti.
2020'deki Karabağ mücadelesine TBMM'deki tüm partilerin ortak destek verdiğini ve ateşkes sonrası görev yapacak Türk askerleri için yetkinin Meclisten çıktığını anımsatan Ün, Şuşa Beyannamesi'nin onaylanmasının da buna örnek olduğunu söyledi. Ün, "İstiklâl Harbi'nden Karabağ'ın azadlığına kadar kederde ve sevinçte bir olduk. Bu Meclis, Azerbaycan'a el uzatırken oradaki devlet yetkililerinin inancını, düşüncesini, siyasi görüşünü kardeşliğin şartı yapmadı." dedi. Yönetimlerin değiştiğini ancak Azerbaycan halkına duyulan sevginin değişmediğini vurgulayan Ün, "Yönetimler değişti, dünya değişti; Azerbaycan halkına duyduğumuz muhabbet değişmedi. Çünkü bu kardeşliğin kökleri, hepimizin siyasi ömründen daha eskidir. Hepimizin şahsi tercihinden daha derindedir." şeklinde konuştu.
Azerbaycan'ın iki Türk milletvekilini "istenmeyen kişi" ilan etmesinin parlamenter ilişkiler açısından ağır bir karar olduğunu savunan Ün, "Bugün bu Gazi Meclisin iki üyesi, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Sayın Fatih Erbakan ve DEM Parti Milletvekili Sayın Ömer Faruk Gergerlioğlu, Azerbaycan'da 'istenmeyen kişi' ilan edilmiştir. Yüz yılı aşan bu tarihin ardından, böyle bir kararı hangi kardeşlik hukukuna sığdıracağız?" sorusunu yöneltti. Bakü'nün sesinin dünyaya duyurulmasında, Karabağ işgaline itirazda ve Azerbaycan haklarının savunulmasında bu kürsünün kritik rol oynadığını hatırlatan Ün, "Bugün aynı Meclisin iki üyesine kapı kapatılmasını nasıl karşılamamız beklenmektedir?" ifadesini kullandı.
Milletvekillerinin siyasi görüşlerinin eleştirilebileceğini veya diplomatik kanallarla cevap verilebileceğini ancak "istenmeyen kişi" ilan etmenin tüm hukuku inciten bir adım olduğunu belirten Ün, "Milletvekillerimiz farklı siyasi görüşlere sahip olabilir. Söyledikleri sözler eleştirilebilir, kendilerine cevap verilebilir. Kardeş ülkeler arasında anlaşmazlıklar da yaşanabilir. Bunları konuşacak diplomatik kanallarımız, parlamentolarımız, yılların biriktirdiği yakınlığımız vardır." dedi. Meseleyi yalnızca iki vekilin bireysel tepkisine bırakmanın Meclisin tarihî sorumluluğuyla bağdaşmadığını vurgulayan Ün, korunması gereken şeyin Gazi Meclisin haysiyeti olduğunu kaydetti.
Konuşmasının sonunda TBMM Başkanlığı ve tüm siyasi parti gruplarına seslenen Sema Silkin Ün, Azerbaycan makamlarına kararın yeniden değerlendirilmesi ve kaldırılması için ortak çağrı yapılmasını istedi. Ün, "Bu sebeple Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığını ve bütün siyasi parti gruplarını, Azerbaycan makamlarına, bu kararı yeniden değerlendirmeleri ve kaldırmaları için ortak bir çağrıda bulunmaya davet ediyorum." dedi. Azerbaycan yönetiminden bu çağrıyı tarihî kardeşliğin ağırlığıyla karşılamasını beklediğini ifade eden Ün, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Azerbaycan yönetiminden de bu çağrıyı, milletlerimiz arasındaki kardeşliğin tarihî ağırlığıyla karşılamasını bekliyorum. Ankara'da Azerbaycan bayrağını kaldıran o ellerin hatırı vardır. Bakü'nün feryadını bu kürsüye taşıyanların hatırı vardır. Hocalı'da beraber döktüğümüz gözyaşlarının, Karabağ'da beraber yaşadığımız sevincin hatırı vardır. Bu kararı, bütün bunların hatırı için yeniden gözden geçiriniz."
TürkAta Haber Ajansı
Denizli Gündemi